
Panda Grubu, başta alüminyum olmak üzere enerji, madencilik ve gıda alanlarında sürdürdüğü faaliyetlerini, küresel ölçekte artması beklenen alüminyum talebi doğrultusunda güçlendirmeye devam ediyor. Grup, önümüzdeki dönemde yatırımlarını özellikle alüminyum sektöründe yoğunlaştırmayı hedefliyor.
Panda Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Seherli, dünyanın farklı coğrafyalarında artan talebe dikkat çekerek, bu ihtiyacın Türkiye üzerinden karşılanabileceğini belirtti. Seherli, “Amerika, Kuzey Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu’da alüminyuma olan talebin artacağını öngörüyoruz. Bu bölgelerin ihtiyaç duyduğu ürünleri Çin’e alternatif olarak Türkiye’den sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
Alüminyum sektöründeki yatırımlarıyla Türkiye’nin önde gelen üretim merkezlerinden biri haline gelen Panda Grubu, sürdürülebilir üretim yaklaşımıyla da öne çıkıyor. Grup, kendi enerjisini üretmesi ve geri dönüştürülebilir ürün kullanımı sayesinde özellikle Avrupa pazarında rekabet avantajı elde ediyor.
Enerji alanında da önemli yatırımlar gerçekleştiren Panda Grubu, Ankara Polatlı’da bulunan güneş enerjisi santrali (GES) ile Panda Alüminyum’un elektrik ihtiyacının tamamını karşılıyor. Bunun yanı sıra atıktan enerji üretimi gerçekleştiren tesisleriyle, atıkları çimento sektöründe yakıt olarak kullanılabilir ürünlere dönüştürüyor.
Grup bünyesinde faaliyet gösteren Pantech Alüminyum ekstrüzyon alanında, Pancast Alüminyum ise döküm alanında yatırımlarını sürdürüyor. Madencilik alanında ise Panda Grubu, mücevher yapımında kullanılan ve “Zultanit” olarak bilinen değerli taşın ruhsatına sahip iki şirketten biri olarak faaliyetlerini yürütüyor.
Sürdürülebilirliği üretim süreçlerinin merkezine konumlandırdıklarını belirten Seherli, geri dönüşüm odaklı ve temiz enerjiyle desteklenen üretim modellerine yatırım yapmaya devam ettiklerini ifade etti. 2006 yılında adım attıkları alüminyum sektöründe bugün üretiminin yüzde 80’ini ihraç eden bir yapıya ulaştıklarını vurgulayan Seherli, Panda Alüminyum’un kapasitesini yaklaşık yüzde 30 artıracak yeni yatırımın da son aşamaya geldiğini ve 2026 yılı başında devreye alınmasının planlandığını belirtti.
Öte yandan, güneş panellerinin vergisiz şekilde ithalatının sınırlandırılmasına yönelik düzenlemelere de değinen Seherli, bu adımın yalnızca kendi şirketleri için değil, tüm alüminyum sektörü için önemli bir destek olacağını ifade etti. Yerli üreticilerin bu talebi karşılayabilecek kapasiteye sahip olduğunu aktaran Seherli, yapılacak düzenlemelerin sektörün katma değerini artıracağını ve yerli ekosistemi güçlendireceğini sözlerine ekledi.